Sermaye Taahhüdü Ödenmeden Pay Devredilebilir mi? TTK m.491

Sermaye Taahhüdü Ödenmeden Pay Devredilebilir mi?

Evet, sermaye taahhüdü tamamen ödenmeden pay devredilebilir. Bedeli ödenmemiş nama yazılı payın devri yasak değildir, şirketin onayına bağlıdır (TTK m.491). Şirket onayı reddetmek için iki şartı birlikte arar: devralanın ödeme yeterliliğinin şüpheli olması ve istenen teminatın verilmemesi. Miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi ve cebri icra yoluyla geçişlerde onay aranmaz.

Asıl gözden kaçan nokta devirden sonra başlar: ödenmemiş sermaye borcu kimde kalır, devreden bu yükten ne zaman kurtulur. TTK m.501 bu soruyu yanıtlar: devreden kural olarak kurtulur, yalnız iki şart birlikte gerçekleşirse sorumlu kalır ve çoğu sözleşme bu istisnayı atlar.

Sermaye Taahhüdü ile Pay Bedeli Aynı Şey mi?

Tam olarak aynı değildir, ama aynı borca bağlanır. Sermaye taahhüdü (iştirak taahhüdü), ortağın şirkete karşı pay bedelini ödeme yükümlülüğüdür ve kuruluşta veya sermaye artırımında doğar; pay bedeli ise bu yükümlülükle ödenecek tutardır.

TTK m.344 ödeme takvimini belirler: nakdi payların itibari değerinin en az yüzde 25’i tescilden önce, kalanı tescili izleyen 24 ay içinde ödenir. Bu yüzden bir pay kısmen ödenmiş olarak var olabilir. “Sermaye taahhüdü ödenmedi”, “pay bedeli tamamen ödenmedi” demektir ve TTK m.491’i devreye sokan budur. Bedeli tam ödenmiş payda m.491 tartışılmaz; devir, kanunda veya esas sözleşmede aksi yoksa serbestçe işler (TTK m.490/1).

Bir ayrıntı konuyu çerçeveler: TTK m.484/2 uyarınca bedeli ödenmemiş paylar için hamiline senet çıkarılamaz, çıkarılırsa geçersizdir. Bu pay ya çıplak (senetsiz) kalır ya da nama yazılı senede bağlanır; hamiline senet seçeneği bedel tamamlanana kadar kapalıdır. Her iki halde de devir, bedel ödenmemiş olduğu için nama yazılı pay rejimindeki (TTK m.490-501) onay kuralına tabidir.

TTK m.491: Bedeli Ödenmemiş Payda Devir Kuralı

TTK m.491/1: “Bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar, ancak şirketin onayı ile devrolunabilir; meğerki devir, miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebri icra yoluyla gerçekleşsin.”

Bu sınırlamaya “kanuni bağlam” denir. İşlevi yasak değildir: pay devredilebilir, devir için şirket onayı gerekir ve onay geçerlilik şartıdır.

En önemli nokta, bu sınırlamanın esas sözleşmede yazmasa bile uygulanmasıdır. Esas sözleşmesinde hiçbir devir kısıtı bulunmayan şirkette dahi, pay bedeli eksikse devir yönetim kurulu onayına tabidir. Amaç sermayenin korunmasıdır; ödenmemiş bedel şirketin tahsil edeceği bir alacaktır ve kanun bu alacağın ödeme gücü belirsiz birine geçmesini şirketin denetimine bırakır.

Bu kuralı esas sözleşme bağlamıyla (TTK m.492) karıştırmamak gerekir. Esas sözleşme bağlamı bedeli tam ödenmiş paylarda da geçerlidir ve ayrı bir konudur; genel devir serbestisi için anonim şirket hisse devri rehberimize bakılabilir. Bu yazının konusu yalnızca bedelin ödenmemiş olmasından doğan kanuni sınırlamadır.

Şirket Onayı Hangi Şartlarda Reddedilebilir?

Şirketin takdir hakkı dardır. TTK m.491/2: “Şirket, sadece, devralanın ödeme yeterliliği şüpheli ise ve şirketçe istenen teminat verilmemişse onay vermeyi reddedebilir.”

İki şart birlikte aranır; tek başına biri yetmez. Sonuç çoğu şirketi şaşırtır: salt pay bedelinin ödenmemiş olması devri reddetme hakkı vermez. Devralan ödeme gücünü ortaya koyuyor ya da istenen teminatı sağlıyorsa, yönetim kurulu onay vermek zorundadır.

Onayın süresi de vardır. TTK m.494/3 gereği şirket, talebin kendisine ulaşmasından itibaren üç ay içinde reddetmezse onayı vermiş sayılır. Sessizlik onaydır; üçüncü ayın sonunda devir onaylanmış kabul edilir.

Süreç yazılıdır. Devralan veya devreden onayı yönetim kurulundan yazılı ister, yönetim kurulu kabul ya da reddi karara bağlar. Üç aylık süre talebin şirkete ulaştığı tarihten işler.

Onay Gerekmeyen İstisnalar: Miras, Mal Rejimi, Cebri İcra

Kanun, onay kuralının dışında dört hâl sayar. Pay bedeli ödenmemiş olsa bile şu yollarla gerçekleşen geçişlerde şirket onayı aranmaz:

  • Miras
  • Mirasın paylaşımı
  • Eşler arasındaki mal rejimi hükümleri
  • Cebri icra

Ortak noktaları iradilik dışı olmalarıdır. Pay, ortağın satış iradesiyle değil bir hukuki olayla el değiştirir: mirasçı ölümle, eş mal rejiminin tasfiyesiyle, alıcı icra satışıyla edinir. Bu dört hâl sınırlı sayıdadır, benzer geçişlere kıyasla uygulanamaz.

Uygulamada en çok gözden kaçanı mal rejimidir. Boşanmada edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesiyle bir eşin payı diğerine geçtiğinde, bedel eksik olsa da onay gerekmez. Çoğu şirket bu geçişi normal devir sanıp gereksiz onay süreci işletir.

İstisna yalnızca onay zorunluluğunu kaldırır, sermaye borcunu silmez. Mirasçı, eş veya icra alıcısı payı ödenmemiş bedeliyle devralır; borç payın üzerinde kalır.

Bu istisnalar yalnız m.491’deki kanuni sınırlamayı kaldırır. Esas sözleşme nama yazılı payların devrini ayrıca şirket onayına bağlamışsa (TTK m.492), aynı dört geçişte iki sonuç daha doğar:

  • Şirket, payı edinen kişiye payları gerçek değeriyle devralmayı önererek onay vermeyi reddedebilir (TTK m.493/4).
  • Mülkiyet ve paya bağlı malvarlığı hakları edinene hemen geçer, genel kurula katılma ve oy hakkı ise ancak şirketin onayıyla geçer (TTK m.494/2).

Bu nedenle mirasla, mal rejimiyle veya icra satışıyla pay edinen kişi önce esas sözleşmenin devir hükmüne bakmalıdır. Esas sözleşmede bağlam yoksa onay hiç aranmaz.

Devirden Sonra Ödenmemiş Bedel Kimden İstenir?

Ödenmemiş bedelin kimden isteneceği TTK m.501’de üç fıkrayla düzenlenir.

Devralan sorumlu olur. Bedeli ödenmemiş nama yazılı payı iktisap eden kişi, pay defterine kaydedilmekle geri kalan pay bedelini ödemekle yükümlü olur (m.501/1). Borç payla birlikte geçer.

Devreden kural olarak kurtulur. Kuruluşta veya sermaye artırımında taahhütte bulunan ortak payını devrettiğinde ödenmemiş bedel kendisinden istenemez; devralan pay defterine kaydedildiği anda devreden borçtan kurtulur (m.501/3).

Tek istisna iki şarta bağlıdır. Devreden yalnızca şu iki şart birlikte gerçekleşirse sorumlu kalır (m.501/2):

  • Kuruluş veya sermaye artırımı tarihinden itibaren iki yıl içinde şirket iflas etmiş olmalı, ve
  • Payı devralan, paydan doğan haklardan yoksun bırakılmış (ıskat edilmiş) olmalı. Iskat, ortağın sermaye borcunu ödememesi nedeniyle pay sahipliğinden çıkarılmasıdır.

İki yıllık süre devir tarihinden değil, kuruluş veya sermaye artırımı tarihinden işler. Şartlar kümülatiftir; tek başına iflas ya da ıskat devredeni bağlamaz. Bu iki yıl genel bir sorumluluk süresi değildir: iki şart birlikte gerçekleşmedikçe devreden, iki yıl dolmadan yapılan devirde de devralanın deftere kaydıyla borçtan kurtulur. Kuruluş veya artırımdan iki yıl geçtikten sonra iflas olsa bile devreden sorumlu tutulamaz.

Bedeli Ödenmemiş Pay Nasıl Devredilir? Basılı Senet ve Çıplak Pay

Bedeli ödenmemiş pay, belge tipine uygun devir işlemi ve şirket onayıyla devredilir; pay defterine kayıt bu devri kurmaz, sonuçlarını şirkete karşı işletir. Üç sonuç ayrı ayrı gerçekleşir:

  • Pay ve paya bağlı haklar, devir işlemi yapılıp şirket onayı verildiğinde devralana geçer; onay verilinceye kadar devredende kalır (TTK m.491/1, m.494/1).
  • Devralan, pay defterine kaydedildiğinde şirket ilişkilerinde pay sahibi kabul edilir (TTK m.499/4).
  • Kalan sermaye borcu da deftere kayıtla devralana geçer ve devreden borçtan kurtulur, m.501/2’deki iki yıllık istisna saklıdır (TTK m.501/1, m.501/3).

Devir işleminin biçimi, payın hangi belgeyle temsil edildiğine göre değişir.

Basılı nama yazılı pay senedi varsa

Senede bağlanmış bedeli ödenmemiş payda devir işlemi TTK m.490/2’ye göre yapılır: senet ciro edilir ve zilyetliği devralana geçirilir. Ciroda uygulamadaki güvenli yol tam cirodur; devralanın adının yazılmadığı beyaz cironun yeterliliği tartışmalıdır. Ciro ve zilyetlik devri tek başına payı geçirmez: bedel ödenmediği için şirket onayı gerekir ve onay verilinceye kadar pay devredende kalır (TTK m.494/1). Ayrı bir yazılı devir sözleşmesi senetli devrin zorunlu unsuru değildir, ancak bakiye sermaye borcunu taraflar arasında düzenlemek için tavsiye edilir. İlmühaber çıkarılmışsa TTK m.486/2 gereği kıyasen nama yazılı senet hükümlerine tabidir ve bu yolu izler; genel eğilim basılı pay senedine geçiş yönündedir.

Senede bağlanmamış (çıplak) pay

Çıplak pay, basılı pay senedi bulunmayan paydır. TTK çıplak payın devrini doğrudan düzenlemez, devir Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre yürür. Pay sahipliğinden doğan haklar alacağın temliki hükümleriyle devredilir ve temlik yazılı şekle bağlıdır (TBK m.183, m.184/1); noter onayı aranmaz.

Bedel ödenmemişse devreden aynı zamanda şirkete borçludur. Bu nedenle öğretide alacağın temlikinin yanında borcun üstlenilmesi hükümlerinin de (TBK m.195 vd.) uygulandığı kabul edilir. Borcun üstlenilmesi alacaklı olan şirketin rızasını gerektirir; uygulamada bu rıza m.491 onayıyla birlikte verilir. Onay devri mümkün kılar, ama tek başına bütün sonuçları doğurmaz: devralanın şirkete karşı pay sahibi sayılması (TTK m.499/4) ve devredenin sermaye borcundan kurtulması (TTK m.501/3) pay defterine kayda bağlıdır. Sıra: yazılı devir beyanı, yönetim kurulu onayı, pay defterine kayıt.

Belge türü Devir işlemi Şirket onayı Pay defteri kaydının etkisi Dikkat
Basılı nama yazılı senet Ciro ve zilyetlik devri (TTK m.490/2) Gerekli (m.491), onaya kadar pay devredende (m.494/1) Şirket ilişkilerinde pay sahipliği (m.499/4), kalan borcun geçişi (m.501) Güvenli yol tam ciro
Çıplak (senetsiz) pay Yazılı temlik (TBK m.183-184) ve borcun üstlenilmesi (TBK m.195 vd.) Gerekli (m.491), şirketin borcun üstlenilmesine rızası uygulamada bu onayla verilir Şirket ilişkilerinde pay sahipliği (m.499/4), kalan borcun geçişi (m.501) Yazılı şekil zorunlu, noter aranmaz
İlmühaber Nama yazılı senet hükümlerine kıyasen (TTK m.486/2) Gerekli (m.491) Şirket ilişkilerinde pay sahipliği (m.499/4), kalan borcun geçişi (m.501) Pay senedine geçiş tavsiye edilir

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Makronet’in 4.500’ü aşkın referans şirketinin pay yapısında aynı hatalar tekrar eder.

  1. Devri yasak sanmak. “Bedeli ödenmemiş, devredemem” sanılır; oysa devir yasak değildir, onayla tamamlanır.
  2. Şirketin keyfi reddedebileceğini sanmak. Salt bedel ödenmedi diye ret yapılamaz; iki şart birlikte aranır.
  3. Onayı sözlü bırakmak. Onay yönetim kurulu kararına bağlanmaz, talep yazılı yapılmaz; sonradan onayın varlığı tartışılır. Üç aylık zımni onayın talebin ulaştığı tarihten işlediği de bilinmez.
  4. Devredenin otomatik kurtulduğunu sanmak. TTK m.501/2’deki iflas-ıskat istisnası gözden kaçar; kuruluş veya artırımdan sonraki iki yıl içinde şirket iflas eder ve devralan ıskat edilirse devreden de sorumlu tutulur.
  5. Pay defteri kaydını veya devir tarihini atlamak. Kaydedilmeyen devralan şirket ilişkilerinde pay sahibi sayılmaz, devreden de sermaye borcundan kurtulmaz. Makronet’in danışmanlık verdiği devirlerde en sık görülen eksik, devralanın kaydı açılıp devir tarihinin yazılmamasıdır. Hak çakışmalarında öncelik tarihe göre belirlendiği için tarih eksikliği yıllar sonra ispat sorununa döner.
  6. İstisnada gereksiz onay işletmek. Miras veya mal rejimiyle geçen payda onay aranmaz; yine de onay süreci başlatmak süreci uzatır.

Devri Güvene Almak

Bedeli ödenmemiş pay devri dört noktanın doğru kurulmasına bağlıdır: yönetim kurulu onay kararı, devrin belge tipine uygun yapılması, pay defterine tarihiyle kayıt ve devir sözleşmesinde bakiye sermaye borcunun açıkça düzenlenmesi.

Devir sözleşmesi ile şirkete karşı sorumluluk ayrı iki ilişkidir. Şirket kalan bedeli kimden isteyeceğini sözleşmeye göre değil TTK m.501’e göre belirler: devralan deftere kaydedilince borçlu odur, m.501/2’deki iflas ve ıskat penceresinde devreden de sorumlu kalır. Sözleşmedeki “kalan bedeli devralan öder” kaydı şirketi bağlamaz, yalnız taraflar arasındaki paylaşımı düzenler.

Taraflar arasındaki ilişki için sözleşmede şu hükümler yer almalıdır:

  • Kalan sermaye borcunun tutarı ve bu borcu hangi tarafın ödeyeceği.
  • Kalan borcun devir bedelinden düşülüp düşülmediği.
  • Devreden m.501/2 kapsamında ödemek zorunda kalırsa devralana rücu edebileceği.
  • Onay talebinin ve pay defterine kaydın hangi tarafça, hangi süre içinde isteneceği.

Bu hükümler yazılmazsa ödemenin taraflar arasında nasıl paylaşılacağı sonradan uyuşmazlık konusu olur.

Makronet, 1989’dan bu yana edindiği uzmanlıkla bu adımların tamamında danışmanlık verir: yönetim kurulu kararının hazırlanması, pay defterinin doğru ve tarihli tutulması, esas sözleşmenin devir hükümleri yönünden gözden geçirilmesi. Pay yapısını devir konuşulmadan önce düzene sokmak, sonradan çözümü olmayan sorunları engeller.

Sıkça Sorulan Sorular

Sermaye taahhüdü ödenmeden pay devredilebilir mi?

Evet. Bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı pay devredilebilir, ancak devir şirketin onayına tabidir (TTK m.491). Miras, mal rejimi ve cebri icra yoluyla geçişlerde bu onay aranmaz; esas sözleşmede ayrı bir devir bağlamı varsa oy hakkı yine şirket onayıyla geçer (TTK m.494/2).

Şirket bedeli ödenmemiş payın devrini hangi durumda reddedebilir?

Yalnızca iki şart birlikte gerçekleşirse: devralanın ödeme yeterliliği şüpheliyse ve şirketin istediği teminat verilmemişse (TTK m.491/2). Salt bedelin ödenmemiş olması ret sebebi değildir.

Şirket devir onay talebine cevap vermezse ne olur?

Şirket, talebin kendisine ulaşmasından itibaren üç ay içinde reddetmezse onayı vermiş sayılır (TTK m.494/3). Bu sürede verilen sessizlik onay anlamına gelir.

Bedeli ödenmemiş pay için hamiline pay senedi çıkarılabilir mi?

Hayır. TTK m.484/2 uyarınca bedeli tamamen ödenmemiş paylar için hamiline yazılı pay senedi çıkarılamaz, çıkarılırsa geçersizdir. Hamiline senet ancak bedelin tamamı ödendikten sonra, TTK m.486/2 gereği üç ay içinde bastırılır.

Bedeli ödenmemiş payı devralan, kalan sermaye borcundan sorumlu olur mu?

Evet. Devralan, pay defterine kaydedilmekle şirkete karşı geri kalan pay bedelini ödemekle yükümlü olur (TTK m.501/1). Borç payla birlikte geçer.

Payını devreden ortak ödenmemiş bedelden kurtulur mu?

Devralanın pay defterine kaydedilmesiyle kural olarak kurtulur (TTK m.501/3). İstisna, kuruluş veya sermaye artırımı tarihinden itibaren iki yıl içinde şirketin iflas etmesi ve devralanın ıskat edilmesidir (m.501/2).

Sözleşmede kalan borcu devralanın ödeyeceği yazılırsa devreden şirkete karşı kurtulur mu?

Hayır, bu kayıt yalnız taraflar arasında hüküm doğurur. Devredenin şirkete karşı borçtan kurtulması devralanın pay defterine kaydına bağlıdır (TTK m.501/3), m.501/2’deki iki yıllık iflas-ıskat istisnası saklıdır.

İletişim Kurun

Makronet Hisse Senedi Basım Uzmanlığı & Ücretsiz Danışmanlık

Türkiye’nin her noktasındaki şirketlere hisse senedi basımı konusunda profesyonel ve özelleştirilmiş çözümler sunuyoruz. Hizmetlerimizden yararlanmak için bizim ile irtibata geçin.

Kurumsal Şirket Hatlarımız: 0212 565 40 75 pbx / 0533 350 00 83 / info@makronetbasim.com

Share this :

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir